Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar… Ve inanilmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanir. Hemen otel yonetiminin kendisine tahsis ettigi kral dairesine cikar ve karisina telefon eder:
"Hayatim, evde misin?"
"Evet kocacigim."
"Iyi. Hemen hazirlan o zaman. Cabuk bavulunu hazirla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandim." Kadin sevinc dolu bir ciglik atar
"Ayyyyyyyyyyy harikasin!! Hemen hazirlaniyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?…"
Adam cevap verir:
"Umurumda degil. Sadece eve dondugumde coktan gitmis ol."
Piyango
Mafya Babası
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikci buldu. SeçtiÄŸi adam sağır ve
dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikci yakalanırsa polise fazla bir ÅŸey anlatması mümkün olamaz, diye düÅŸünüyordu… Baba, bir gün ödemelerin geciktiÄŸini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de iÅŸaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman iÅŸaretle sordu:
- Para nerde?
Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum.
Tercüman tercüme etti:
- Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş.
Baba 38'lik tabancayı koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
- Simdi sor bakalım, para nerede.
Tercüman iÅŸaretle sordu:
- Para nerede?
Sağır-dilsiz kan ter içinde iÅŸaretle yanıt verdi:
- Åžehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduÄŸu kapıdan girince soldan 3. aÄŸacın
kovuÄŸunda yüz bin dolar var.
- Ne dedi? dedi Baba.
Tercüman yanıtladı:
- Dedi ki, hala neyden bahsettiÄŸinizi anlamıyormuÅŸ, ayrıca o tetiÄŸi çekmek de biraz
sıkarmış.
Kahvaltı
Fransiz delikanli, Paris'in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor.. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel.. Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali Turist oturmus.. Sohbet baslamis..
Amerikali: O ekmegin hepsini yiyecek misin?.
Fransiz: Tabii..
Amerikali: Biz yemeyiz. Icinden biraz alir yeriz. Kalan bir ficida toplanir. Fabrikaya gider. Kruvasan yapilir. Fransa'ya satilir.
Fransiz cevap vermemis.
Amerikali: Recel de yer misiniz?.
Fransiz (Ofkeli): Tabii..
Amerikali: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar fabrikaya gonderir, recel yapar, Fransizlara satariz.
Fransiz: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne
yaparsiniz?.
Amerikali: Atariz tabi..
Fransiz: Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, fabrikaya
gonderir, ciklet yapar, Amerika'ya satariz.
Kadınlar Dipsiz Kuyu
Tatile cikmis bir grup kiz arkadas, bes yildizli bir otelin onunden gecerken bir an
duraklarlar. Otelin kapisinda; "Yalnizca bayanlar icin…" yazan bir afiÅŸ asilidir. Yanlarinda eÅŸleri ya da erkek arkadaslari olmadigi için, bu otelde konaklamaya karar
verirler.
Resepsiyondaki akıllara ziyan derecede yakışıklı genç, bayanlara otelin "usulleri" uzerine kucuk bir brifing verir:
"Otelimiz bes katlidir. Teker teker katlari cikin. Arzunuza hitap eden katta kalabilirsiniz. Hangi katta ne oldugunu aciklayan kucuk tabelalar size yardimci olacaktir. Yalniz dikkat edin,bir kez üst kata çiktiniz mi, bir daha bir alt kata inemezsiniz. Mukemmel adamin pesinde… Bizimkilerin icini bir heyecan kaplar.Bu epey ilginc bir tatil olacaga benziyordur. Hemen merdivenlere davranirlar.Birinci kattaki
tabelada;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve vasat tiplidir," yazmaktadir.Hep birlikte burun kivirip, ikinci kata dogru hamle ederler. Buradaki tabela da cok parlak seyler vaad etmez: "Bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve yakisiklidir."
Kadinlar elbette ki buna da bir omuz silkerler. Ucuncu kata geldiklerinde gozlerine uzerinde;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve vasat gorunumludur," yazan tabela çarpar…
"Dogal olarak" dorduncu katta sanslarini dememeye karar verirler. Nihayet karsilarina;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve yakisiklidir," yazan ilan cikar.
Kadinlar, hormonlari bedenine dar gelen ergen kizlarin coskusuyla bagirisir ve birbirlerine sarilirlar. Fakat yine de o galeyan icinde, hala yukarida bir kat daha
kalmis oldugunu hatirlarlar…
Kisa ama yogun bir istisare sonucu, son katta sanslarini denemeye karar verirler. Oyle ya, sonucta her ciktiklari kat, bir oncekinden daha iyi bir cesit" vaad etmektedir.
Heyecanla besinci ve sonuncu kata tirmanirlar. "Zirve"deki tabelada yazanlari dehset icinde okurlar:
"Burada erkek falan yok. Bu kat, yalnizca kadinlari memnun etmenin bir yolu olmadigini
kanitlamak amaciyla insa edilmistir…"
Genç Kız
Uzun bir seviÅŸmeden sonra geç adam uzandı ve cebinden bir sigara çıkardı. AteÅŸ aramaya baÅŸladı ama bulamıyordu. Kıza döndü ve ateÅŸ istedi.
Genç kız üst çekmecede kibrit olduÄŸunu söyledi. Bunun üzerine genç adam Çekmeceyi
açti ve kibriti buldu. Kibrit kutusunun yanında baÅŸka bir adamın çerçeveli resmi vardı.
Genç adam tedricin sordu:
- "Bu adam kocan mi?"
- "Hayır, aptal" dedi genç kız. SırnaÅŸarak..
- "O zaman erkek arkadaşın?"
- "Hiç de deÄŸil" dedi. Genç adam biraz sinirli
- "Peki kim bu adam o zaman?"
Genç kız usulca cevapladı :
- "O benim. Operasyondan önceki halim "
Kör Adam
Gözleri görmeyen, bekar ve fakir Kayseriliye bir cin çıkagelmiÅŸ. Benden bir ÅŸey dile yerine getireceÄŸim demiÅŸ. Kayserili düÅŸünmüÅŸ, gözlerini mi istesin, zenginlik mi istesin, evlenmek mi stesin.
Sonunda cin'e 'oÄŸlumu altınlarımı sayarken görmek istiyorum' demiÅŸ.
Gumruk Memuru
Amerikada zencinin biri pasaportunu kaybetmiÅŸ, aksilik ya, o gün de türkiye'ye
uçacak.. kara kara düÅŸünürken yolda bi pasaport bulmasın mı.. hemen almış yerden, bi bakmış ki leanardo di caprio'nun pasaportu.. "ne olursa olsun" demiÅŸ ve ÅŸansını denemeye karar vermiÅŸ, çıkarmış leonardo'nun fotoÄŸrafını, kendi fotoÄŸrafını yapıştırmış.. uçmuÅŸ Türkiye'ye, atatürk hava limanında görevli gümrük memuru olan Temel'in karşısına geçmiþ.. Temel almış pasaportu, adamın ismine bakmış: "leonardo di caprio", fotoÄŸrafa bakmış, bi zenci, adama bakmış aynı zenci.. bi kaç ÅŸaÅŸkın bakıştan sonra öbür masaya seslenmiþ, "Ula Cemal, bu Titanik batmis miydi, yanmis
miydi????"
iş ßaşka Arkadaşlık ßaşka

Tatilde

Akbabalar

