Haz
27
Tarihi: 27-06-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 27-06-2008

Hoca’ya sorarlar:
-Hocam, tıp ilmini bilir misin?
Hoca: Read the rest of this entry »

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Bey, telefonu açıp seslendi :

-Alo…Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.

-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim,kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..

-Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere…

-Ya bu fena işte…Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.

-Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm…

-O… İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.

-Ya..sonra ben karımı öptüm…

-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek…

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Anestezi sırasında hasta, doktora dönerek sorar:

- Yalnız gidiş için mi, yoksa gidiş-dönüş mü doktor?

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Doktor adamı iyice muayene ettikten sonra karısına döndü. Üzüntülü bir sesle :

-Sakin olun.Kocanız hasta. Bir hafta ya yaşar, ya yaşamaz.

Ertesi hafta geldiğinde durum değişmemişti. Tekrarladı doktor :

-Bir haftalık ömrü var sakin olun.

Daha ertesi hafta geldiğinde hasta bayağı düzelmişti. Karısı da birşey içiriyordu adama. Doktor sorunca, kadın eşine içirdiği şeyin et suyu olduğunu söyledi.Hergün kocası iki tabak et suyu içerdi.Bunun üzerine doktor patladı :

-Hanım, hanım.. Buna hergün iki tabak et suyu verirsen tabiki gebermez bu herif!

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Bir doktor, hemsiresi ile bulusmalara baslar. Bu bulusmalardan kisa bir
sure sonra, hemsire gelir ve hamile oldugunu soyler. Fakat Doktor, bu olayi
karisinin duymasini istemediginden, hemsireye bir miktar para verir ve
italyaya gitmesini ve cocuk dogana kadar orada kalmasini ister.

Hemsire, “Bebegin dogdugunu sana nasil haber verecegim? ” diye sorar.
Doktor da ;”Bana hemen bir kart gonder ve arkasina “spagetti ” diye
yaz. Ben durumu anlarim. Baska bir aciklama yapmana gerek yok” der.

Hemsire parayi alir ve ucaga binip italyaya gider.Alti ay kadar sonra,
bir gun doktorun karisi evden arar ve doktora ;
“Sevgilim, bugun postadan senin adina Italya ‘dan postalanmis ilginc
bir kart geldi. Fakat ne anlama geldigini anlayamadim…” der

“Peki karicigim, ben aksama eve gelince sana gerekli aciklamayi
yapacagim” der doktor ve telefonu kapatir.

O aksam doktor eve geldiginde; karti alir okur ve kalp krizinden oldugu
yere duser. Acil yardim ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir
ve biraz rahatladiktan sonra acildeki doktorlar adamin elinde hala siki
sikiya tuttupu karti alir ve okurlar…

“Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti….ikisi; sosisli, ikisi; sade

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Uzun ve yorucu bir ask ve sevisme seansindan sonra doktor az otesinde

uyuklayan hastasina bakarken birden cok fena halde sucluluk duygusuna

kapilmis. Panikler gibi olunca icini rahatlatmak icin kendi kendine

soylenmeye baslamis “sakin ol Howard sakin ol… O kadar da dert etme

kendine.. Bu dunyada hastasiyla sevisen ilk ve tek doktor sen degilsin..

Pek cok doktor yapmistir bunu.. Tam o sirada kalbinin derinliklerinden

gelen vicdaninin sesini duymus.

“Ama Howard sen veterinersin…”

May
09
Tarihi: 09-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 09-05-2008

Temel hastalanmıştı. Doktora gitti, doktor Temel’in tedavisinin her gün parmaklanmak olduğunu söyledi. Temel bunu kimseye anlatamayacak kadar utandığı için mecburen her gün doktora gidip orada tedavi oluyordu.

Bir gün doktoru yerinde bulamayınca eve gidip durumu utana sıkıla karısına anlattı. Karısı ona tedaviyi doktoru taklit ederek yapabileceğini söyleyince Temel tedaviyi tarif etmeye başladı:

-Karıcığım sol elini sol omzuma koy.Tamam.Sağ elini de sağ omz…?¦.?”

Temelin jeton düştü:

-Uyyyy Doktur yedum senu..

May
08
Tarihi: 08-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 08-05-2008

Nasil Vazgeçerim

Genç kadin doktora sikayetlerini anlatiyordu :
- Birincide yoruluyorum. Ikincide gögsümde ve bacaklarimda agrilar basliyor,
üçüncüsünde bayilacak gibi oluyorum, kalp çarpintilarim ve
nefes almam fazlalasiyor.
Doktor sordu :
- Neden birincisinden sonra vazgeçmiyorsunuz?
Genç kadın :
-Nasil vazgeçerim doktor bey, apartmanin dördüncü katinda oturuyorum…

May
08
Tarihi: 08-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 08-05-2008

Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir dostor bey atanmış. Genç doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş.

Doktoru gören bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muyene etmeye başlamış. Elini bekçinin kırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş;

BEKÇİ:”Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum”
DOKTOR:”Söyle bakalım”
BEKÇİ:”Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni birkere yapmak istiyorum”
DOKTOR:”Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz.”
DOKTOR:”Yalnız, şimdi akşam üzeridir, insanlar işten çıkmıstır, muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayim sokak sakin mi, yakalanmayalım.” der.

Pencereler yukarıya doğru açılıp altan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye. Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük “düüürt düüürt” diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;

İMAM:”Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var”
BEKÇİ:”Bakıyorum asayiş berkemal mi?”
İMAM:”Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede ezan okudum” demiş.

May
08
Tarihi: 08-05-2008
Kategorisi: (Doktor Fıkraları) Gonderen admin on 08-05-2008

Cobanin biri babasi ile birlikte cok uzun yillardan beri her seyden uzak, hic bir seyden habersiz yasiyormus. Bir gun coban ergenlik cagina gelince aleti kalkmis. Hicbir seyden haberi olmadigi icin hemen babasina kosmus

-”Baba baba suna bir baksana birseyler oldu, odun gibi sertlesti” demis.

Babasida oyle seyleri unutali cok oldugu icin;

-”Valla ben bilemiyecegim sen istersen kasabaya in doktora bir goster” demis.

Ve coban kasabanin yolunu tutmus. Doktor soyle bir baktiktan sonra:

-”Senin isin kolay” deyip bir odunla aletin kafasina bir tane oturtmus ,cobanin cani cok yanmis ama alette inmis. Aradan gunler gecmis alet tekrar kalmis, coban tekrar kasabaya inmis, odunu tekrar alete yemis, tekrar daga cikmis. Sonra tekrar alet kalmis, coban tekrar kasabaya inmis fakat bu sefer kapiyi doktorun karisi acmis :

-”Hayirdir delikanli derdin ne” demis çobana.

Çoban da boyle boyle diye anlatmis. Kadin

-”Gel seni ben iyi ederim” diyerek cobana iyi bir muamele cekmis. Coban da mest bir sekilde daga geri donmus. Aradan gunler gecmis alet tekrar kalmis, coban tekrar buyuk bir hevesle kasabaya inmis,kapiyi calmis ama kapiyi doktor acmis.

Çoban doktora :

-”Doktor bey yenge yok mu?” demis.

Doktorda sinirli bir sekilde :

-”"Ne yapacaksin yengeyi?” demis.

Çoban da :

-”Tamam da yenge hem canimi yakmiyor, hem de icinin pisligini de aliyor.”

  • Bağlantılar

sohbet chat