.funkyblue { color:#0000AF; }
Bir gün bir yavru tavşan ormanda neşeyle yürüyormuş. Derken karşısına tanımadığı bir mahlukat çıkmış.
- Nesin sen diye sormuş,
- Ben katırım. Annem eşşek, babam ise bir attır demiş.
Yavru Tavşan “hmm… hayli enteresan” diyerek yoluna devam etmiş.
Derken yine tanımadığı bir hayvana rastlamış.
- Peki sen nesin?
- Ben bir kurt köpeğiyim. Annem köpek, babam ise kurttur.
Yavru Tavşan yine enteresan diyerek ilerlemis.
Ancak bu sefer karşısına ne idüğü belirsiz bir hayvan daha çıkmış.
- Sen de kimsin?
- Ben bir devekuşuyum, demiş. Bu sefer Yavru tTavşan biraz düşünmüş ve,
- Hadi len ordan !!!
Bir hanım TV programcısı Deli Dana hastalığı hakkında proğram yapmaktadır.
Bir çiftçiye sorar:
- “Iyi günler, Deli Dana hastalığının nedenini araştırmak için buradayız. Bu hastalığın nedeni sizce ne olabilir?”
çiftçi yanıt verir:
- “Biliyorsunuz hanımefendi, boğalar danaları yılda bir kez becerirler.”
Programcı kadın biraz şaşırır ve:
- “Evet beyefendi bunu bilmiyorduk, ancak bu durumla Deli Dana hastalığı arasında nasıl bağ olabilir?”
çiftçi kadına bakar ve:
- “Biliyorsunuz , bir de biz danaları günde 4 defa sağarız.”
Programcı kadın biraz kızar ve:
- “Evet, ama tüm bunların konumuzla ne ilgisi var?”
çiftçi :
- “Konuya geliyorum efendim”
der ve:
- “Biri sizin de göğüslerinizle günde 4 kez oynasa ve yılda bir kez birlikte olsa, siz ne olurdunuz?”
Ormanda büyük bir yangın çıkmış.
Hayvanlar bir sağa bir sola deli gibi koşturuyorlarmış.
Ormanlar kralı ASLAN buna bir çare bulmak zorunda kalmış ve bütün hayvanlara seslenmiş:”Telaş etmeyin,herkes harf sırasına göre sıraya girerek dışarı çıksın!” demiş.bir anda bütün kargaşa bitmiş.ASLAN hem kral olması hemde a harfiyle başlaması nedeniyle ilk sıraya geçmiş.Tam giderken bi bakmış,önde bir BiT..Kükremiş çabuk yerine geç demiş hem B harfiyle başlıyorsun hem yaptığına bak!!!.demiş..burada ne işin var? ..bizimki arkasına dönüp demiş ki..:ben sizin dediklerinizi uyguluyorum çünkü ben ora bitiyim demişş
Cok sicak bir yaz gunu, karinca sirtinda yukuyle evine yiyecek tasimaktadir ama kan ter icerisinde kalmistir, hem yakici sicak hem de agir yuku vardir. Tek dusuncesi ki$ mevsimi icin yuvasina yiyecek depolayabilmektir.
Agustos bocegi yaklasir karincaya :
- Karinca kardes karinca kardes, biz arkadaslarla birparti var oraya gidiyoruz eglenecegiz, var mi bir istegin; diyerek alayci bi sekilde laf atar
- Yok Agıstos Bocegi kardes bi istegim sagol, der karinca ama icinden gecirmektedir “hele bir kI$ gelsin ben sana sorarim
Ertesi gun yine karinca kan ter icerisinde yiyecek tasimaktadir. Agustos bocegi yine yaklasir ve alayci bi sekilde sorar:
- Karinca kardes karinca kardes, biz arkadaslarla partiye eglenmeye gidiyoruz var mi bi istegin hehe, seklinde konusur. Karinca ise sabirla cevap verir :
- Yok agustos bocegi kardes
Ama karinca yine icinden gecirir “az kaldi kI$ mevsimine, gorurum ben seni o ayaz soguklarda dayanirsin kapima, yiyecek dilenirsin, iste o zaman intikamimi alacagim” diye ic gecirir.
Bu olaylar hergun bu sekilde tekrarlanir.. Ve kI$ mevsimi gelir.. Karinca, yuvasinda yanan sominenin karsisinda sicacik yuvasinda oturmaktadir. Arkasinda dag gibi yiyecek vardir ve agustosbocegini beklemektedir. Derken kapi calinir hizlica, karinca kapiyi acar ve karsisinda agustosbocegi..
- Karinca kardes karinca kardes, biz arkadaslarla Paris’e eglenmeye gidiyoruz var mi bi istegin ehehe
- hmm yok siz eglenin, ama oralarda La Fontaine diye bi orospu cocugu varmis, soyleyin anasini siktim onun
Lüks bir semtteki kuşçu dükkanına giren müşteri güzel bir papağan almak istediğini söylemişti.
Dükkan sahibi, müşterisini papağanların olduğu bölüme götürdü. içerde birbirinden güzel birçok papağan vardı. Adam gözüne kestirdiği bir papağanın yanına yaklaşıp “Bu kaç para” diye dükkan sahibine sordu. Kuşçu “1000 dolar” deyince adam “Nedir bunun özelliği ?” diye sordu. Kuşçu :
- Efendim bu hayvan kendi türünün en güzel örneğidir, ayrıca Türkçe ve ingilizce konuşur, diyerek papağanın özelliklerini saydı.
Bu arada müşterinin gözüne daha güzel, rengarenk ve çok canlı renkleri olan başka bir papağan çarptı. Hemen onun yanına gidip kuşçuya “Bu kaça” dedi. Kuşçu :
- 1500 dolar efendim, buda kendi türünün en güzel örneğidir, ayrıca Türkçe, ingilizce, Almanca konuşur, diyerek müşteriye bilgi verdi.
Müşteri tam bu papağanı almaya karar verdiği sırada, dükkanın en arka köşesinde tek başına kendi halinde duran, tüyleri yer yer dökülmüş kalan tüylerinin rengi ise siyah, beyaz, gri karışımı, tavukla karga arası ne olduğu belirsiz ucube gibi bir yaratık görmüştü. Gırgır olsun diye onun yanına gidip dükkan sahibine “Ya bu kuş kaç para ?” diye sordu. Kuşçu “Onbin dolar” diye cevaplayınca adam şaşırdı ve “Yok ya peki kaç dil konuşuyor bu hayvan ?” diye merakla sordu. Kuşçu “Bu hiç konuşmaz efendim” deyince adam büsbütün şaşırdı :
- Sen benimle dalgamı geçiyorsun kardeşim, o kadar güzel papağanlar var en iyisi 1500 dolar, sen bu kuşa bile benzemeyen hemde hiç konuşmayan bir hayvana 10.000 dolar diyorsun nedir bunun özelliği diyince kuşçu gülümseyerek :
- Valla bende bilmiyorum beyefendi, ama öbür papağanların hepsi de buna hocam diyor.
Bir gun Temel’le Fadime evlenmişler. Ve Gerdek odasına girmişler. Fadime bir bakmış Temel’in Papağanı onları izliyor. Demiş ki Temele:
- Eğer bu papağan bizi izlerse ben yapmam. Temel’de hemen Papagana donmus ve:
- Dön arkanı yoksa anani ederim. demis.
Papağan da arkasını dönmüş ve Temel ile Fadime işi bitirmişler. Sabah olunca Bavulları toplamışlar. Ancak bir bavul bir türlü kapanmıyormuş. Bunun üstüne araların da şu konuşma geçmiş:
- Hadi Temel bastır. Hayır olmuyor Fadime girmiyor bir türlü. Hadi bas bas. Olmuyor… Temel bakmış olmayacak demiş ki:
- Dur ben dolabın üstüne çıkayım sen tut ben atliyim ve bu işi bitirip gidelim. Papağan bunun üzerine çok merak etmiş ve bunlara doğru dönüp:
- Değil anamı sülalemi etsen bu pozisyon kaçmaz.
Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komsuları yardıma
koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş..
ilk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda
beklemesini söylemiş.. Dalmış tekrar duman ve ateşin
içerisine, kızını çıkartmış dışarıya.. Sonra karısını,
sonra köpeğini ve kedisini.. Daha sonra dışarı hiçbir
şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış..
Onu seyreden komşularından biri sormuş
“Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?” diye..
“Kayınvalidem içeride!” demiş adam “Arada bir girip
çeviriyorum..!”